GÜNEŞ ENERJİSİ / GÜN ISISI

Güneş enerjisi, kaynağını Güneş’teki füzyon tepkimelerinden  alan temiz bir enerji kaynağıdır. Devasa Güneş kütlesinin saniyede 5 milyon tonluk bir kısmı ışımaya dönüşür. Dünyaya bu enerjiden 10¹º MW’lık enerji ışık olarak ulaşır. Bu çok yüksek bir değer olsa bile, güneş enerjisi teknolojileri yardımıyla bu ışımadan ancak bir kısmı dönüştürülebilir. Aslına bakılırsa dünyanın başlıca enerji kaynağı Güneş’tir. Bu sebeple okyanusların, atmosferin ve yer kürenin ısınması güneş ışınları yardımıyla sağlanır. Dolayısıyla güneşten dünyaya gelen enerjiyi tüm olanaklar yeterli olsa bile dönüştürmek uygun değildir.
Ayrıca güneş ışınlarının önemli bir bölümü bitkiler tarafından fotosentez yapmak amacıyla kullanılır. Fotosentez olayı dünya üzerinde canlılığın var oluşundan bu yana gerçekleşen biyolojik bir dönüşüm yöntemidir.
(Güneş enerjisi gün ısısı adıyla da anılır)
120m²’lik iyi yalıtılmış bir konutun bir yıllık enerji ihtiyacı yaklaşık 12.500kwh’dir. Aynı büyüklükte bir evin uygun iklim şartlarında yüzeyine düşen güneş enerjisi miktarı ise 120.000 kwh civarındadır. Bu rakamlar göstermektedir ki güneş enerjisi tek başına dünya için yeterlidir. Fakat dünyaya ulaşan güneş enerjisinin tamamı günlük hayatta kullandığımız enerji türlerine dönüştürülemez. Örneğin güneş pillerinde dönüştürme verimi ancak % 15 – 20’lerdedir.

Sanayi, konutlar veya bireysel amaçlı kullanımlar için gerek duyulan enerji ihtiyacını, bitkilerde olduğu gibi doğrudan güneşten sağlamak mümkün değildir. Bu sebeple güneş enerjisi çeşitli şekillerde dönüştürülerek kullanılabilir. Birçok farklı güneş teknolojisi olsa da bu dönüşüm prensipte iki şekilde gerçekleştirilmektedir.

– Güneş ışınlarının ısıtıcı etkisinden yararlanarak oluşturulan ısıl sistemler bunlardan birincisidir. Bu sistemlerde genellikle güneş ışığı bazı özel yapılarla(kolektör) çeşitli sıvıların ısıtılmasını sağlar. Bu yöntem daha çok evlerimizdeki sıcak su ihtiyacını karşılamakta kullanılır.
Bazı ısıl sistemler güneş ışığını tek bir noktada yoğunlaştırarak sıcak su buharı oluşturmakta, bu sayede elektrik üretmektedir.
– İkinci yöntem ise bazı yarı iletkenlerin yardımıyla üretilen ve elektrik üretilmesini sağlayan güneş pilleridir. Fotovoltaik sistemler olarak da adlandırılan bu sistemler şimdilik büyük çaplı enerji çözümleri sunamamaktadır. Fakat deniz feneri, cep telefonu baz istasyonları, çiftlik evleri gibi şebekeden uzak alanlarda pratik bir çözüm olarak kullanılmaktadır. Bir evin elektrik ihtiyacını büyük oranda karşılayabilen güneş pili sistemleri giderek yaygınlık kazanmaktadır.
Bu iki teknolojiden güneş pilleri hakkında yapılan çalışmaların her geçen gün daha verimli ürünleri ortaya çıkması bu teknolojinin gelecekte daha yoğun kullanılacağı hakkında yaygın bir kanı oluşturmaktadır.

Güneş enerjisi teknolojileri başlangıçta deneysel ve dar kapsamlı olarak başlamış olsa da günümüzde, özellikle konut teknolojileri açısından, başlı basına yeni bir ticari sektör haline gelmiştir. Özellikle temiz bir enerji kaynağı olması ve kurulumdan sonra neredeyse sıfır maliyetle
çalışması güneş enerjisinin önemini arttırmaktadır. Daha çok az gelişmiş ülkeler için kullanımının iyi olacağı düşünülse de kurulum aşamasında belirli maliyetinin oluşması pratiğin farklı olacağını göstermiştir. Güneş enerjisi günümüzde daha çok gelişmiş ülkelerde, katı yakıtların ortaya çıkardığı çevresel sorunları hafifletmek amacıyla alternatif bir çözüm olarak kullanılmaktadır.

Güneş enerjisinin konveksiyonel enerji türlerine oranla ne denli yaygınlık kazanacağı hala bir tartışma konusudur. AB ülkeleri başta olmak üzere dünyada çevreci enerji kaynaklarına ilgi giderek artmaktadır. Ülkeler temiz enerji kaynaklarını desteklemekte, enerji üretim kapasitelerinin belirli bir kısmını güneş teknolojileinden sağlamayı taahhüt etmektedir.
Günümüzde güneşten toplamda 11.000 MW elektrik enerjisi üretilmektedir.(2007)
Güneş enerjisinin geleceği teknolojik gelişmeleri de dikkate aldığığımızda oldukça parlak görülmektedir. Geçmiş birkaç yüzyılda fosil yakıtların sahip olduğu krallık güneş enerjisi gibi temiz enerji türleri karşısında giderek sarsılmaktadır.

Güneş enerjisinin uzayda üretilebileceğini ve böylece gece etkisinin ortadan kaldırıp devasa santrallerle 5000-10.000MW gücünde enerji sağlamanın mümkün olduğunu savunan görüşler de mevcuttur. NASA tarafından bile dikkate alınan bu proje 1968’de P.E Galeser tarafından ortaya atılmış(2007’de tekrar tartışılmaya başlanmıştır) ve üretilen enerjinin d ünya’ya elektromanyetik dalgalar şeklinde gönderilmesini içermektedir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: