GENOM

GENOM

Genom verileri ile donanan ve mikroplardan memelilere dek çeşitli organizmayı izleme olanağına kavuşan bilim adamları, 2005 yılında popülasyonların yeni türleri oluşturmak için nasıl farklılaştığını anlama yolunda çok önemli bulgulara ulaştı.

Kuşkusuz en büyük gelişme 150 yıl önce Charles Darwin’in doğal seçilim kavramından yola çıkarak yaşam çeşitliliğini açıklaması ile yaşanmıştı.

Evrimle ilgili 150 yıllık çalışmaların içinde 2005, evrimin nasıl ilerlediğine ilişkin şaşırtıcı derecede karışık bilgileri netliğe kavuşturması açısından öne çıkıyor.

Genom verilerinden yararlanan bilim adamları, virüslerden primatlara kadar çok çeşitli organizmalardaki evrimsel değişiklikleri tetikleyen moleküler değişimleri tek tek ortaya çıkarmaya başladılar.

Büyük bir titizlikle sürdürülen saha gözlemleri,popülasyonların yeni türleri oluşturmak için için nasıl bir yol tutturduklarına ışık tutuyor.

Bu konuya Darwin’in kendisi bile yanıt bulamamanın sıkıntısını yaşamıştı.İronik olarak,bu yıl Amerikan toplumunun bazı kesimleri evrimin bazı temel kurallarını sulandırmaya çalışsalar da Science dergisi,evrim kuramlarının fiili olarak nasıl çalıştığını ortaya çıkarması açısından bu yılki dramatik keşifleri ön plana çıkarmaya karar verdi.

DNA’ların önemi:

Biyologlar bugüne dek çoğunlukla kodlayan genlere ve protein değişikliklerine odaklanıyorlardı.Fakat 2005 yılında genlerin dışında DNA’ların önemine ilişkin daha fazla sayıda kanıt elde edildi.İki tür meyve sineği üzerinde yapılan bir çalışma,protein kodlamayan DNA’ların yüzde 40 veya 70’inin genlerden daha yavaş evrildiğini ortaya koydu.Bu da,bu bölgelerin organizma için çok önemli olduğu anlamına geliyor.

Bu tür genetik deneyler, Darwin’i hem şaşırtıp hem de mutlu edebilirdi, çünkü Darwin ”Türlerin Kökeni” isimli eserinde ”Kalıtsallığı yönlendiren yasalar oldukça belirsiz” diyerek bu konudaki bilgi eksikliğinden yakınıyordu.

Bulguların insan sağlığına faydası:

Evrim konusundaki bu çalışmalar, yalnızca fil dişi kuleleri örneğindeki gibi deneysel çalışmalar değil.Bunlar insan sağlığının iyileştirilmesi konusunda çok önemli rol oynama potansiyeline sahip.Sözgelimi şempanze genomu üzerindeki çalışmaları ele alırsak, insanların AIDS’e, koroner kalp hastalığına ve kronik viral sarılığa çok yatkın olmaları ve şempanzelerin olmaması bu hastalıkların nedenleri konusunda çok önemli bilgilere erişmemize yol açabilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: